Bardağın dolu tarafı mı boş tarafı mı?

A glass of water macro shot

Bu soru eğitimlerde sık sık karşıma çıkar. Çünkü genellikle bu topraklara özgü bir tavır olarak katılımcılar boş tarafı görme eğilimindedir.

Anlattığım her yeni bilgiyi ‘ama hocam!’ diye başlayan bir itiraz takip eder ve her itiraz da bardağın boş tarafına denk gelecek bir argümanla biter. Ben ise bu tür durumlarda katılımcılara ‘diğer taraftan bakmayı’ öneririm.

Herhangi bir olaya diğer taraftan bakabilmek için olumlu tavır geliştirme becerisini edinmek gerekir.

İlk önce olay – konu hakkında zihnimizden geçen olumsuz fikirleri fark etmeli ve yakalamayız. Onların gerçekliğini sınamalıyız. Varsayımlar mı gerçekler mi?

Ardından kullandığımız dil kalıplarına bakmalıyız. Bu olumsuz fikirler dilimize sözcüklerimize ne kadar sızmış. Bilinçli ve farkında olarak o sızıntıları yakalamalı değiştirmek için uğraşmalıyız.

En son yapacağımız şey ise bardağın dolu tarafını görürsek ne kazanacağımı keşfetmek…

Her şeyin sonunda elde edeceğimiz şey ise yarısı boş yarısı dolu bir bardağı gördüğümüzde aynen bu ifadeyi kullanabilmek. Bu bardağın yarısı boş yarısı dolu!

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest